Anlatılmak istenen ana düşünceyi herkes farklı bir yöntem ya da tarzla (üslupla) anlatmaya çalışır. Amaca ve konuya göre, anlatıcının daha çok etki uyandırmak için seçtiği anlatım biçimleri vardır.
1. Açıklayıcı Anlatım:
Bu anlatım biçiminde ana düşünceye, bilgi verilerek, konu hakkında
açıklama yapılarak ulaşılmaya çalışılır. Paragrafta yazarın amacı bir
düşünceyi, görüşü okura ispat etmek; okuru o görüşe yönlendirmek değildir.
Amaç, sadece okuru bilgilendirmektir.
Örnek:
12.
yüzyıl Selçuklu sanatının günümüze kalan nadir örneklerinden biri olan Zorlu
Bey Çeşmesi çeşitli yüzyıllarda deprem, yangın, savaş gibi sebeplerden restore
edilmiştir. Bu restorasyon çalışmalarından en büyüğü 17. yüzyılda gerçekleşmiştir.
Çeşme 17. yüzyıl başlarında yaşanan deprem dolayısıyla çok zarar görmüştür.
Not: Yazarı çeşme ve çeşmenin geçirdiği yenileme
çalışmaları hakkında bilgi vermiş. Yazarda bilgi vermenin dışında başka bir kaygı
hissetmiyoruz. Yazar, başkalarına ait yanlış bulduğu düşüncelerden bahsedip
okuru kendi doğru düşüncelerine yönlendirseydi bu paragrafa tartışmacı anlatım
hâkim olurdu.
2. Tartışmacı Anlatım:
Makale gibi, düşünceye dayalı türlerde kullanılır. İspat kaygısı
olan yazılarda, yazar düşüncesini okura kabul ettirebilmek için, diğer
düşünceleri yanlış sayar ve kendi düşüncesini okura vermeye çalışır.
Örnek:
Ankara'da
trafik sorununu halletmek için yapılması gereken, trafiğin sıkıştığı her
kavşağa üst geçit, alt geçit yapmak değil, uzun ve sürdürülebilir projeleri
hayata geçirmektir. Şimdiye dek günübirlik, sınırlı çözümler üretildi. Bu
konuda yetişmiş yerli ve yabancı şehir planlamacılarından faydalanmak, diğer
ülke başkentlerinin trafik sorununa nasıl bir çare bulduğunu araştırmak
ivedilikle yapılması gerekenlerdendir.
Not: Dikkat edilirse paragrafı yazarın ortaya
attığı bir sorunun nasıl çözüleceği üzerine önerilerle dolu. Yani yazar bir
iddia, görüş sahibi ve okurun da fikrini değiştirme çabasında.
Olaya dayalı metinlerde (öykü, roman...) kullanılan anlatım
biçimidir. Cümleler olaylar, davranışlar dizgesi halinde verilir, hikâyeci bir
dil kullanır. Olay örgüsü, belli bir kurgu içinde cümlelere yayılır. Cümleler
birbirine olayla bağlıdır.
Örnek:
Yaşlı
adam, elindeki bastonu sallaya sallaya parka girdi. İlk gördüğü
simitçiden bir simit alıp bulduğu ilk banka oturdu. Şapkasını bir yana,
bastonunu bir yana koyup simidi çıkardı. Bir küçük ısırıktan
sonra, oyun oynayan çocukları neşeyle seyre daldı.
Not: Dikkat edilirse yukarıdaki parçada altı
çizili sözcüklerin hepsi bir eylem, hareket bildirmektedir ve cümleler
birbirlerine bu eylemler silsilesiyle bağlıdır.
4. Betimleyici Anlatım:
Bu anlatım biçiminde eşyalar, varlıklar, kişiler biçim ve
özelliklerine göre ayrıntılara girilerek yansıtılır. Bu anlatım biçiminde amaç,
sözcüklerle resim çizmektir.
Örnek:
Kırmızı
karanfillerle süslü bahçeden geçerek evin kapısına dayandık. Kapıya gelip Bizans hatırası
tokmağı tıklatınca kalın kaşlı, ince dudaklı bir hizmetçi kapıyı
açtı. Kristal avizelerle süslü, hilal biçimli salona gelince hepimiz
büyülenmiştik. (Betimleme — öyküleme iç içe)
Not: Yukarıdaki örnekte, altı çizili sözcüklerin
hepsi nitelik bildiren birer sıfat tamlamasıdır. Ayrıca yazarın betimlemeleri
fazladan bir gayreti göstermektedir. O açıdan, betimleyici anlatım öyküleyiciye
göre daha baskın sayılmalıdır.